Yedi Mavi
11 Ay Sonra Teslim
Yedi Mavi İstanbul Avrupa / Zeytinburnu Proje Detayı
Strada Bahçeşehir
8 Ay Sonra Teslim
Strada Bahçeşehir İstanbul Avrupa / Başakşehir 345.500 TL - 1.432.500 TL Proje Detayı
AND Frekans 215
2 Yıl Sonra Teslim
AND Frekans 215 İstanbul Anadolu / Kartal Proje Detayı
Yücesoy Santrall
2 Yıl Sonra Teslim
Yücesoy Santrall İzmir / Bornova 415.000 TL - 1.295.000 TL Proje Detayı

Sık sık ofis değiştirmek çalışanın sağlığını etkiliyor

Türkiye'deki şirketlerin yüzde 30'unun yeni bir ofis arayışı içerisinde olduğunu belirten Mahir Mermer, Y kuşağının yedi yılda bir ofis değiştirmesi gerektiğini söyledi.

Ticari gayrimenkul konusunda firmalara uzman çözümler sunan JLL Türkiye'de Ofis Kiralama Yardımcı Direktörü olarak görev yapan Mahir Mermer, Y kuşağında bulunan çalışanların daha verimli çalışabilmeleri ve çalıştıkları yerde mutlu olmaları için şirketin adı ve markası kadar sunduğu çalışma ortamının da önemli olduğunu söyledi.

Genç ve yetenekli çalışanlarını elde tutmak isteyen şirketlerin bir an önce yeni ofis arayışına geçtiğini belirten Mermer, “Buna paralel olarak, ofis kullanım alışkanlıkları ve ofis ihtiyaçları da büyük bir değişim geçirdi. Beş yıl önce çok yenilikçi ve teknolojik bir ofiste çalıştıklarını düşünen çalışanlar, artık ofislerinin eskimeye başladığı ve eski teknoloji kaldığı görüşünde. Bu nedenle, 5 yıl önce yeni bir ofise taşınan şirketlerin yüzde 30'u bugün yeni bir ofis arayışı içinde bulunuyor” dedi.

Çalışanın mutluluğunu düşünmeyen şirketler kaybediyor

Şirketlerin ofislerini değiştirerek çalışanların iyi hissetmelerine yardımcı olmayı, yaşadıkları fiziksel olumsuzlukları mümkün olan en düşük seviyeye çekmeyi amaçladıklarını söyleyen Mahir Mermer şöyle konuştu:

“ABD'de duygusal ve fiziksel olumsuzluklar nedeniyle, çalışan başına işe gitmeme oranı özel sektörde yüzde 3, kamuda ise yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Bu oranlara göre işverenler, işe gelmeyen her çalışan başına yılda ortalama 2 bin 300 dolar kaybediyor. Ek olarak, Harvard Business Report da mutlu çalışanların ortalama olarak yüzde 31 oranında daha üretken, satışlarının yüzde 37 daha yüksek ve üretkenliklerinin üç kat daha fazla olduğuna dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, yöneticiler de tüm bunların hem üretkenliği hem de satışları etkilediğinin farkındalar. Özellikle 2000'li yıllardan önce daha az bina vardı. İyi diye nitelendirilen binalar ise inşaat firmalarının yöneticileri ve mimarların tercihleri yönünde geliştirilmişti. Bu yüzden şirketler bunlardan birini tercih etmek zorunda kalıyordu. Günümüzde şirket ve çalışanlarının ihtiyaçlarına göre şekillenmiş çok daha fazla seçenekleri var. Örneğin eskiden ısıtma-soğutma sistemleri, yükseltilmiş döşeme, asma tavan önemli değilken, bunlar artık olmazsa olmaz kriterler haline geldi.

Zamanı geldiğinde önlem almayan, değişikliğe gitmeyen, değişikliğe giderken genç çalışanlarının görüşlerini almayan şirketler hem ellerindeki genç ve yetenekli çalışanları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor hem de verimlilikten uzak çalışma şartlarına mahkum oluyor. Kimi şirketler, ofislerin işlerine ve iş yapma biçimlerine olan bu etkisinin uzun süre farkına bile varamıyor. Tüm bu sebeplerden ötürü, belirgin bir şekilde ihtiyaç duyulmasa bile, belli aralıklarla ofis değişikliğinin yapılması gerektiğine inanıyorum.”